8 Temmuz 2012 Pazar

UZAYIP GİDELİM HADİ


Tanımadığım bir yüz gibi
renksiz ve kimliksiz
Kayıp ilanı vermeliyim belki de
Hükümsüz bir kalbin kırkıncı odasından
Tavanı is,duvarı çatlak.
Konuklarım bir kahvelik değildir
Hep kalıcı hep ölümcül oldu…
Sana ve yakınına düşen her şeyi
Yıllarca umut ve suhuletle bekledim bu yüzden
Ve yıllarca avucumun içine biriken teri gizlediğim gibi.

Dönmek mi aniden…dalgalara mı özendin?
Bir sonbahar gibiyiz biz hala.
Sen usul rüzgar ben sarı yaprak
Düştüğüm yerde savurduğun azap.
Karanlık kelimeleri yutalım bir bardak ağuyla
Uzun uzun beyazdan bahsedelim mesela.
Bir arsız bir utangaç bir ikircikli.
Sen gibi ikiz ben gibi ikiyüzlü.
Güzel şeyler yazmak istiyorum.
Sonbahar gibi…
Yavaş yavaş ölmenin hazzı gibi.
Acıyla yaptığımız mukavelenin anısına
Yorulmanın ve yaşlılığın güzelliğine içmeliyiz.
Ya da kulağımıza fısıldanan kara sözlere
Rafa kaldırdığımız yalanları bir fakire verelim.
Ucuza aldığımız bu hayatı senle iade edelim.
Sen kışa bırak yolunu ben toprağa…
Çıkarken kapat lambayı.unutma.