6 Nisan 2013 Cumartesi

RUHANNES


Ruhumun bıçağında doğradım bedenimi.

Bana uzun bir cümle kur sebeb sonuç ilişkisi olmayan

Radyoda hiç beklenmedik anda çıkan bir şarkı gibi olsun

Ve yalnız bırak…

kırık bir ayna gibi yüzüm  ve tutarsız dudaklarımla

bunca zaman acısız yaşamışım

kaygısız ve tenha…

bir köpeğin dolanması gibi ruhum sinsi

gözlerimde uykunun gökkuşağı

sana söylemek istediğim şarkılar var

bir de;

gözlerimden alacağın var.

Yürürken nasıl yalnızsa insan

Ve severken uğursuz…

Öyle saplanmış bir karga ölüsü gibi ümitlerim

Kurtlu bir leş gibi

Talihsiz bir dağ beklemede,

Soğuk bir akşamın taş eşiğinde.

Ayaklarımda melal bir yorgunluk

Üşütmek çocukların hakkı

Kimse suçiçeğini almamalı künyesine.

Ve yazı…

Tastamam ve koşulsuz.

Bilmediğim bir şey söyle bana

Uzak olmasın…

Aydınlık kapılar ve bir hilal alnımda

Kudretin darmadağın eden bir ateş

Ve bir yanardağ

patlamak zorunda kalan

sıradan bir dağ olmak varken…neden?

kulsuz bir emir gibi kendi ülkemin hükümdarıyım.

Kendi kanunlarımla oynaşıp,

kapı aralığından bakıyorum sana…

 

 

 

18 Mart 2013 Pazartesi

KeLAM

Günü ağardığı an başladı sanmak ahmaklıksa,
avuçlarından akan suyun yamaçlarında dolanmak
çaresiz hastalık…
Derin,soğuk benzini sıvazladıysa kerpiçlerin
Bir çamur ışık biriktirir içinde
Kubbesi kudurmuş bir söz
Minberi yakılmış bir kağıt,
Yazan okunmasın diye yakmıştır
Yazdıran yazgının sırrı bilinsin diye yazdırmış
Okuyana merak mezar olmuştur belki
Ne de olsa her merak kedinin başını yakmamıştır.

Yakılan her kağıtta gizlenen
bahrî bir kumdur dağılır yeryüzü sözleri arasına.
Tanrısal bir güfte olur ana duası,
Kaygısı miftah
Aşkı umutsuz bir illet.
Sormadılar oysa kolay mı diye?
Kolay olan ne var ki der annem,
Sınırı biz çizmedik ki kolay olsun.
Sınır kapıdan geçmez hiçbir zaman.
kaldırımların taşları kadar değeri olmayan şu ömrün
neresinde başladı muvazene ve sanrı.
Bıraktığım en derin nefesimdir yüzün
Kuralsız ve insiyatif kullanmadan kapıldığım.
Sınırı neresidir ömrün haritasında
Bulvarı ümit olan bu aşkın.
Kını zayiat vermiştir kesile kesile,
Oysa kesmez denileni kesmiş de,
heyulası kudret olan şu başı kesememiştir.
Kalaylanmış bir dimağın sanrıları çeliğe dönmüş
Yıkandığı kilde arınmıştır saç dipleri…
Söz kesildi,kın liğme liğme

Temmuz '12
bc