Ruhumun bıçağında doğradım bedenimi.
Bana uzun bir cümle kur sebeb sonuç ilişkisi olmayan
Radyoda hiç beklenmedik anda çıkan bir şarkı gibi olsun
Ve yalnız bırak…
kırık bir ayna gibi yüzüm
ve tutarsız dudaklarımla
bunca zaman acısız yaşamışım
kaygısız ve tenha…
bir köpeğin dolanması gibi ruhum sinsi
gözlerimde uykunun gökkuşağı
sana söylemek istediğim şarkılar var
bir de;
gözlerimden alacağın var.
Yürürken nasıl yalnızsa insan
Ve severken uğursuz…
Öyle saplanmış bir karga ölüsü gibi ümitlerim
Kurtlu bir leş gibi
Talihsiz bir dağ beklemede,
Soğuk bir akşamın taş eşiğinde.
Ayaklarımda melal bir yorgunluk
Üşütmek çocukların hakkı
Kimse suçiçeğini almamalı künyesine.
Ve yazı…
Tastamam ve koşulsuz.
Bilmediğim bir şey söyle bana
Uzak olmasın…
Aydınlık kapılar ve bir hilal alnımda
Kudretin darmadağın eden bir ateş
Ve bir yanardağ
patlamak zorunda kalan
sıradan bir dağ olmak varken…neden?
kulsuz bir emir gibi kendi ülkemin hükümdarıyım.
Kendi kanunlarımla oynaşıp,
kapı aralığından bakıyorum sana…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder